Her kitap bir soru işaretiyle biter. İşte beni şekillendiren kitaplar.
Yaşar Kemal'in kalemi Anadolu toprağından damlar gibi akar. Bu kitapta insanı, doğayı ve kaderi birbirinden ayırt edemezsiniz — hepsi iç içe geçmiş, hepsi birbirini taşıyor.
Murtaza bir karakter değil, bir hastalık. Kurallara körce bağlılık, insan sevgisinden yoksun bir disiplin anlayışı... Orhan Kemal bu tipi o kadar gerçek çizmiş ki rahatsız ediyor.
Raskolnikov'un zihnine girmek en büyük cezaydı. Dostoyevski suçu dışarıda değil, insanın içinde araştırıyor. Vicdan denen şey bu kitapta bir hapishaneye dönüşüyor.
Dünyayı olduğu gibi mi görmeli, yoksa olmasını istediğimiz gibi mi? Don Kişot bu soruyu deli saçması gibi sorar, ama cevap son derece ciddidir.
Yapay zeka çağında Frankenstein okumak bambaşka bir his. Shelley 1818'de yazmış ama asıl mesele bugün: yarattığımızdan biz mi sorumluyuz?
"Bir kitap bizi ısırmayan ya da sokmayan bir kitapsa, neden okuyalım ki?"— Franz Kafka